Ruh ve kalite

Ruh ve kalite

Maç sonrasında 90 dakikanın resmine bakarsanız enteresan bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz. Yıllardır yabancıların sırtına binip giden, onların keyfi ile başarıyı yakalayabilen ve türk malı oyuncuları hep 2. tasarıda duran, bu sebeple ruhu ile ilgili açıklar yapılmış olan Fenerbahçe’nin uzunca süre ardından ilk defa bir sezonda Türk oyuncularla ön tasarıya çıktığını görebilirsiniz. Dün maçın en mühim imajı buydu. Anlayacağınız zaman oluyor devran döndü.
Sivas karşılaşmayı üç zaman üç gece oynansa ev sahibi takımın Fenerbahçe karşısında yüzde bir bile talihi yoktu. Sivasspor’un her hattında bir defo vardı. Fenerbahçe öyle ki nereden hücum edeceği ve hangi defoyu kullanacağı ile ilgili zorluklar yaşadı. Öyle bir savunma var ki havadan oynasan zaaf var, yerden göbekten oynasan her yer açık, Kanatlardan oynasın bomboştu. Fenerbahçe kanatları seçim etti. Oradan da karşılaşmayı tamamlandı.

Fenerbahçe’nin geçen haftada görünen bir özelliği ısrarcılığı. Bilhassa hücum bölgelerinde bu gayretleriyle hem bir gol buluyorlar, hem bir de bol bol pozisyon. Sözgelişi ilk gol bu şekilde oluyor. Selçuk’un ısrarı ve Semih’in pozisyonunu kaybetmemesi golü getirdi. Esasen Semih iki haftadır bu takıma ne civarı gereken meydana geldiğini kanıtlıyor. Denizli mücadeleninde gol atmadı ama üç nokta onun sıkı futboluyla geldi. Dünde gollerle süsledi. Ne var ki Semih’in fizik gücündeki düşüş uyarı çekiyor. Üstelik bir birlik pozisyonlarda göze başa vuruyor. O yüzden yerini sağlamlaştırmak amaçlı daha bir sürü gayret harcamalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir