Bizim okur 20 zaman önde

Bizim okur 20 zaman önde

Mesela, CUMHURIYET HALK PARTISI’de Aziz Kocaoğlu’nun İzmir adaylığının netleştiğini, 20 zaman öncesinde duydular.3 Aralık tarihindeki HT Egeli’nin manşetinden, Kocaoğlu ismin netleştiğini öğrendiler.Aynı günlerde öbür yayım uzuvlarında halen adlar dolaşıyordu.CHP Öncüsü Kemal Kılıçdaroğlu’nun Abd ziyaretinde özel sohbet inşa etti ve İzmir’in akıbetini ek olarak o tarihte almayı başardı.Kılıçdaroğlu, kendisini takip edilen Habertürk muhabiri Düzgün Karadaş’ın sualleri üst kısmına yaptığı bildiride, “İstediği müddetçe İzmir adayımız Aziz Kocaoğlu’dur” diyerek, Kocaoğlu’na kapıyı ek olarak Abd’dayken sonuna civarı açtı.
Peşinden Kocaoğlu da adaylığını açıklayınca, CUMHURIYET HALK PARTISI tarafından işlem tamamlanmış oldu.CUMHURIYET HALK PARTISI’nin Ege adaylarını da herkesten öncesinde öğrendiler.Gazetelerde geçen zaman verilebilen adları ve tam listeyi, HT Egeli’de 20 Aralık’ta okudular.Kılıçdaroğlu’nun elimizdeki listeyi sektör günkü Parti Meclisi toplantısından ek olarak sonra izah edeceği bilgisi de aynen gerçekleşti. Okumaya devam et “Bizim okur 20 zaman önde”

40 sağlık kurumu bombalanıyor kimse sesini çıkarmıyor

40 sağlık kurumu bombalanıyor kimse sesini çıkarmıyor

İzmir Yaşar Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Banu Özgürel, trafik kazalarıyla alakalı yaptığı araştırmadan şu akıbete varmış:
Kazalara harcadığımız ücret ile her yıl tahmini 40 adet tam teşekküllü sağlık kurumu yapılabilir.Özgürel haklı.Gelişmiş ülkelerde sözü dahi edilmeyen “Trafik Terörü” ifadesi, Türkiye’de boşuna kullanılmıyor.Nedeni Ise, yollarda hakikaten parasal ve içsel pkk yaşıyoruz.Hatta karşılaştırmaya vurulduğunda, PKK civarı kayıp verdiğini biliyoruz.Son 10 senenin kaza bilançosu ürkütücü boyutlarda.
Bu aşama içerisinde 8 milyon trafik ilçesi ortaya geldi, resmi olarak 43 bin insanımız yaşamını kaybetti, 2 milyona yakın birey de yaralandı.Bunlar resmi kayıtlar, bir de resmi olmayanlar ya da yara almış olarak kaldırıldıkları hastanelerde can Okumaya devam et “40 sağlık kurumu bombalanıyor kimse sesini çıkarmıyor”

Böyle sürecekse, bu ajansları kapatın gitsin

Böyle sürecekse, bu ajansları kapatın gitsin

Bölgesel Kalkınma Ajansları’nın oluşturulması amaçlı ne bir sürü manşet atmıştım.Avrupa’dakilerin neler yaptığını yardım talep etti, bizde de olması gerektiğine inanmış ve bunu mühim bir eksiklik olarak görmüşbütün.Neticede, devlet yetkilileri de o eksikliği tespit edilip ajansları kurdular.Kurdular ama, oluşturdukları modelin talep edilen ve gereksinim duyulanla hiç bir alakası olmadı.Devlet Tasarılama Teşkilatı’nın bir yavrusu vasfında, özel pazar dışlanarak, Ankara ağırlıklı ve son derece cılız çalışmalarla günlerini geçirdi.Oysa..Gerçek Kalkınma Ajansı’nın amaçları bir sürü farklıdır.Onlar her şeyden öncesinde bir sürü özel yapılardır.
Birinci emelleri, yer aldıkları kente-bölgeye başka yatırımcı çekmektir.Bölge işadamlarıyla başka işadamlarını buluşturup, ortaklıklar yaratmaktır.Ortak yatırımların bizzat bölgelerine yapılmasını sağlamaktır.Kente ve bölgeye iştirak eden yabancı-yerli yatırımcının bütün işlemlerini yürütüp, bürokrasi kolaylığı oluşturmaktır.Başka ülkelerde, başka illerde açacağı ofislerle bizzat bölgesinin tanıtımını yürütmektir.Peki bizde öyle mi? Okumaya devam et “Böyle sürecekse, bu ajansları kapatın gitsin”

O balonlar her yerde yasaklanmalı

O balonlar her yerde yasaklanmalı

Denizli Valisi Abdülkadir Demir’i kutlarım.Kentte dilek feneri uçurulmasına ve gökyüzü fişeklere yasak getirmiş.Çok gerçek bir karar.Artık, orman yangınları durumundan tehlikeli döneme girildi.Havaya kontrolsuzca atılan havai fişekler ile dilek feneri olarak bilinen balonlar, düştükleri yeri yakıyorlar.Dolayısıyla, bilhassa yaz günlerinde kurak ormanlar amaçlı kocaman tehlike oluşturuyorlar.Vali Demir başkanlığındaki Orman Yangınlarıyla Uğraş Kogörevi, bu nedenlerden dolayı bu balonların kullanımını ve satışını 1 Haziran’dan 31 Ekim’e civarı yasakladı.
Yasağa uymayanlara ücret cezası kesilecek, yangına neden verenlere ise 2-7 sene arası mapus cezası getirilecek.Bu yasağı şiddetle destekliyorum.Sadece yaz aylarında ve yalnızca Denizli’de değil, her süre ve Ülkemiz’nin her şehrinde olması gerektiğini savunuyorum.Havai fişekler ve bu tür eğlenceler, yalnızca büyük yangın tehlikesi saçmıyorlar, etrafı de kirletiyorlar.Bu övünme neyin nesi?Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu geçen zaman övünerek anlattı: Okumaya devam et “O balonlar her yerde yasaklanmalı”

Sağ gösterip sol vuran devlet

Sağ gösterip sol vuran devlet

Ülkemizde her sene 150 bin yepyeni beyin felci (inme) olayı oluyor.Her bin çocuktan üçü spastik problemlerle doğuyor.160 bin ölümlü, yaralanmalı trafik ilçesi ortaya geliyor.Halkımızın yüzde 12.29’u engelli.Yaşlanıyoruz ve kronik rahatsızlık müddetleri uzuyor.Bunlar, memleketin sıhhat kapsamında içinde bulunduğu acı gerçekler..Peki..
Onları aşabilmek, sıkıntılarla başedebilmek, sıhhat ihtiyacını ve sıhhat erişimini daha kolaylaştırmak amacıyla ne inşa edilmesi lazım?Yeni düzenlemeler mesela..Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sıhhat Bakanlığı da inşa etti o tertip etmeleri..Ama bir farkla..Özel tedavi müesseselerinde rehabilitasyona alınacak hasta sayısını artıracağına, düşürdü.Hastaları rahatlatacağına, kritik bir hasta mağduriyeti yarattı.Özel müesseselerde tedavi ortaya gelen felçli hasta olanların sayısını geliştireceğine, yarıya indirdi.Hastaların özel sıhhat sunucularında tedavi olma haklarını, bütün yaşamları süresince, 60 seansla Okumaya devam et “Sağ gösterip sol vuran devlet”

Eyvah, yeniden yılbaşı kararları

Eyvah, yeniden yılbaşı kararları

Bir mecburiyetmiş benzeri, her yepyeni yıl yaklaşırken etrafımdakiler bizzat kendilerine sözler veriyorlar.Yeni seneye girerken bazıları değişiklik, bazıları gelişme, bazıları zayıflama, bazıları yıldızlaşma hükümleri alıyorlar.Özellikle bu çağı kollayan diyetisyenler de ansızın bire meydana çıkıp, fiziksel değişiklik arayanlara mantık düşünce üretiyorlar.Fakat takip ediyorum da, bu yepyeni yıl heveslilerinin yarısından fazlasının kondisyonu birçok düşük oluyor.Daha 2. hafta dolmadan her şeye pes ediyorlar ve tekrardan eskiyen alışkanlıklarına dönüyorlar.Hal bu gibi olunca, ben de şu noktayı anlamakta güçlük çekiyorum. Okumaya devam et “Eyvah, yeniden yılbaşı kararları”

O yol bitmeden, bu yayınlar da bitmez

O yol bitmeden, bu yayınlar da bitmez

İzmir Aliağa’da Nemrut Limanı’na giden Yepyeni Foça yönteminin perişanlığını yıllardır gündeme taşıyoruz.Acayip berbat, farklı rezil bir yol.Sanayiciden büyüyen çığlığı üç senedir aktarıyoruz. Bu Sabah de aktarmayı sürdürüyoruz.Sorun çözülünceye civarı da bu duyarlılığımızı koruyacağız.Bir kere ortada kocaman bir çarpıklık ve haksızlık var..Sen..
Nemrut Limanıyla ülke olarak, hükümet olarak, il olarak gurur duyacaksın..Burası benim altın yumurtlayan tavuğum diye övüneceksin..Yılda 30 milyon ton hurda işliyorum diye böbürleneceksin..Günde 2 bin kamyon çalıştırıyorum diye gökyüzü basacaksın..Bölgede 10 dev fabrikam, santralım var diye salınacaksın..Yılda 30 milyar dolar değerinde ihracat-ithalat yapıyorum diye caka satacaksın..Her yil 6 bin gemi getiriyorum diye fiyaka yapacaksın.. Okumaya devam et “O yol bitmeden, bu yayınlar da bitmez”

Ege Koop deplasmana çıktı, önce golü de attı

Ege Koop deplasmana çıktı, önce golü de attı

Ege-Koop’u 30 senedir biliyorsunuz, tanıyorsunuz..Peki, bu 30 senede neler inşa etti, anımsıyor musunuz?Bünyesinde 200 farklı meslek grubundan meydana gelen kooperatifleri barındırdı.İzmir’in 12 kazasında 12 çeşitli projeyi tamamladı.Toplamda 5 milyon metrekarelik bir meydanda inşaat inşa etti.30 bin konuttan meydana gelen ortada ölçekli bir şehir yarattı.150 bin bireyin ev sahibi olmasını sağladı.Umutsuz evsizleri ev sahibi inşa etti.1 milyar 870 milyon dolar değerinde yatırımda bulundu.
İzmir’e 56.5 milyon dolar değerinde harici kaynak getirdi.Başkan Hüseyin Aslan ve dostları hemen de İzmir hudutlarını aşıp, gittiler Ege-Koop damganını Ankara’nın bağrına vurdular.640 konutluk Smyrna Haneleri Projesi’ni dış sahada başlattılar.Başkente 150 milyon dolar değerinde bir yatırımla “merhaba” dediler. Okumaya devam et “Ege Koop deplasmana çıktı, önce golü de attı”

O yol bitmeden, bu yayınlar da bitmez

O yol bitmeden, bu yayınlar da bitmez

İzmir Aliağa’da Nemrut Limanı’na giden Yepyeni Foça yönteminin perişanlığını yıllardır gündeme taşıyoruz.Acayip berbat, farklı rezil bir yol.Sanayiciden büyüyen çığlığı üç senedir aktarıyoruz. Bu Sabah de aktarmayı sürdürüyoruz.Sorun çözülünceye civarı da bu duyarlılığımızı koruyacağız.Bir kere ortada kocaman bir çarpıklık ve haksızlık var..Sen..
Nemrut Limanıyla ülke olarak, hükümet olarak, il olarak gurur duyacaksın..Burası benim altın yumurtlayan tavuğum diye övüneceksin..Yılda 30 milyon ton hurda işliyorum diye böbürleneceksin..Günde 2 bin kamyon çalıştırıyorum diye gökyüzü basacaksın..Bölgede 10 dev fabrikam, santralım var diye salınacaksın..Yılda 30 milyar dolar değerinde ihracat-ithalat yapıyorum diye caka satacaksın..Her yil 6 bin gemi getiriyorum diye fiyaka yapacaksın.. Okumaya devam et “O yol bitmeden, bu yayınlar da bitmez”

Aslında bir sürü ballı bir ülkeyiz ama

Aslında bir sürü ballı bir ülkeyiz ama

Dünyadaki 1 milyon 663 bin 798 tonluk toplamında bal imalatının yüzde 5,7’si Ülkemiz’de yapılıyor.
Geçtiğimiz yıl 105 bin tona yakın üretim sağladık.Bu nispeten bal imalatında hayat ikincisi ülke olduk.
2016 amaçlı üretim hedefimizi 2 bin ton arttırıp, 107 bin tona yükselttik.
Geçen yıl 5 bin ton bal ihraç ettik.Bu yıl ihracat hedefimizi 10 bin tona, başka bir deyişle iki katına çıkardık.
Bununla Birlikte, hayat çam balı imalatının yüzde 90’ı ülkemizde gerçekleşiyor.
Dünyadaki bal arılarının yüzde 22’sinin anavatanıyız.
Arı nüfusu, arı varlığı durumundan Çin’den ardından dünyadaki 2. kocaman ülkeyiz.Aslında anlayacağınız..
Doğal flora alanlarımız, eşsiz kır çiçeklerimiz, arılarımız ve bal çeşitliliğimiz ile “bal gibi” bir ülkeyiz.
Ama gelin görün ki, bu kımetli hakimiyetimizin de değerini bilmiyoruz. Okumaya devam et “Aslında bir sürü ballı bir ülkeyiz ama”