ŞEN KUZU GİBİ, BİR KUZU GİBİ, HEM BIR ŞEN HEM BIR MAHZUN!

ŞEN KUZU GİBİ, BİR KUZU GİBİ, HEM BIR ŞEN HEM BIR MAHZUN!

Otuzların kocaman tangocusu Seyyan Hanım’ın bir fantezi şarkısı, ‘Şen kuzu benzeri, bir kuzu benzeri, hem bir şen hem bir mahzun’ dizeleriyle başlar. Koca kent İstanbul’da dahi, demek ki ‘kuzu’, aşkî bir şarkının referans kaynağı olabiliyordu otuzlu yıllarda” diyen yazar kim? Selim İleri Murat Belge’nin Tarih Süresince Yiyecek Kültürü kitabında (İletişim Yayınları) ‘Koyun’a torpilli koltuk ayrılır. Yeryüzünde evcilleştirilen önce hayvanın oyun meydana geldiğini söyler Murat Belge: “Bugünkü haliyle koyuna baktığınızda, bunun bu gibi meydana gelmesine şaşacak bir yön yok benzeri. Üstelik ‘Evcilleşmiş olmasalar, bunların durumu nic’olurdu?’ diye sormak olası. Elbette bu civarı ‘koyunlaşmış’ olmaları, mühim ölçüde evcilleşmelerinin de neticesi. Ne olsa, halen yabanî koyun cinsleri de

yaşıyor: Argal, Berber koyunu vb. Şayet sözgelişi diğer ‘erken evcil’ keçiyle, onun başını becerir haliyle karşılaştırınca, koyun çok çaresiz yaşanıyor. Adeta hayvan içgüdüsü, binlerce sene öncesinde bu yaratıklara, ‘Biz bu dünyayla başa çıkamayacağız. İyisi mi kendimize bir koruma amaçlı bulalım; büsbütün yok olacağımıza onun bizi azar azar kesip yemesine razı olalım’ dedirtmiş-bu varsayımsal kararın verildiği tarih İslamiyet’in doğuşundan öncesinde, böylelilikle o sıralarda Kurban Bayramı’ndan haberleri olamazdı, şayet olması da gerekmezdi.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir